Değerli Arkadaslarım,
Aklimda bu haftasonu termik santrallerle ilgili önemli konular vardı, Pazar sabahı onları burda- bu blog sayfasında sizlerle paylaşayım istedim
Ben termik santral yapımı, tasarimi, pazarlanması, satışı, proje yönetimi, işletimi konusunda mezuniyetinden itibaren (1973) çalışmış bir makina mühendisiyim.
Benim ve benim gibi makina muhendisliği konusunda eğitim almış bu konuda yıllarca çalışmış kişilerin doğrudan termik santral karşıtı olması herhalde beklenmez. Biz termik santral yapmak , tasarımını gerçekleştirmek, inşaa etmek, ve düzgün çevreye zarar vermeden işletmek için eğitim aldık. Toplum bizi bu amaç için eğitti, yetiştirdi, kaynaklarını seferber etti, biz de en iyisini yapmak, topluma daha çok enerji, daha çok elektrik, daha iyi çevre şartlarına uyumlu santral kurmak için çalıştık, bugünlere geldik
Doğrudan termik santrallere karşı olmak bence komik, anlamsız hatta absürt bir durumdur. Konudan anlamasanız, diyelimki otelci, cevreci, veya TIP doktoru olsanız, yine elektrige ihtiyacınız var, otelci iseniz yazın otelinizde klimalar çalışacak, havuz filtresi sirküle olacak, Doktor/ Cerrah için ameliyat masasında cihazlar çalışacak, lambalar yanacak, sterilizasyon yapılacak, en azından lambanız, kaloriferiniz, bilgisayarınız çalışacak,
Termik santralleri doğru tasarımla, çevreye en az zarar verecek şekilde, en uygun yerde, tüm filtreleri yapılmiş çalışır şekilde inşaa etmek gerekir. Güneş santralleri geceleri çaışmaz, rüzgar santralleri rüzgar esmezse çalışmaz, güneş ve ruzgar santralleri çalışmadığı sürelerde devreye girecek eşdeğer kapasitede termik santrali sıcak hazir beklemede tutmak zorundasınız. “Rüzgar, güneş bize yeter” demek, bu konuyu hiç bilmeyenlerin ifadesidir, sadece gunes ruzgar degil, termik, hidrolik, nukleer her tür santrali uygun oranda, düzgün tasarımlarla, çevreye en az zarar verecek şekilde ve yerli kadrolarla yapmak gerekir
Enerji, elektrik üretimi olmadan toplum gelişemez, refah seviyesini yükseltemez. Toplum kültürel, sosyal olarak ta ilerlemeli, ama elektrik olmadan opera seyredemezsiniz, trafik ışıkları olmadan karayolunda gidemezsiniz, aksamları evinizde rahat aydınlık sıcak ortamda oturamazsınız
Enerji üretimi şarttır, elektrik üretimini artırmak zorunludur. Herkes elektrik ister, ancak kimse kendi arka bahçesinde istemez. Bu açmaz nasıl düzelecek?
Düzelecek, yatırımcı düzgün yerde, çevre ile barişık, yerli insanla barişık santral yapacak, filtreler çalışacak, derin deniz deşarji doğru düzgün olacak, ortam hava su kirlenmeyecek, insanlar aldatılmayacak,
“Ben CED raporu yazdım, işte burda gel bak oku incele”- demek komiktir, CED raporunu pdf yapar internet sayfası açar koyarsın, hepimiz okuruz, varsa itirazımız yazarız
Ekonomisi batmiş (Yunanistan) bir ülkenin müteahhitlik firmasına (Metka) Türkiye’de 770 MWe Denizli Kaklık köyünde hemde Çardak havaalanı uçak iniş koridoru üstünde kombine çevrim santrali inşaatı işini vermek, aynı firmaya Samsun Terme Kozluy da 870 MWE başka bir kombine çevrim santrali işini vermek başka bir absürt durumdur. Bizim firmalarımız bu artık basit santral tasarımını, inşaasını, montajını, işletmesini yaparlar, bu tip yabancı firmalarin yurtiçi santral yapımına kanuni olarak karsi çıkmak en doğal hakkımızdır- Kendi yerli mühendislik istihdam hakkımızı sonuna kadar savunmak şarttır
Aynı şekilde Amasra’da olanlar başka bir absürt / anlaşılmaz durumdur. Ortada anlaşılmaz, uyduruk hatta yer yer komik bir CED raporu vardir, bazı milletvekilleri “Bartin için en iyisi neyse yapılacaktir” seklinde anlaşılmaz bir ifadenin arkasına saklaniyorlar. Benim eski oto tamirci ustamda detaydan kacmak isteyince oyle diyordu, hemen baska bir usta buldum, internet ortamında BartınPlatformu olarak ortaya çıkan yerel gurubu tebrik ediyorum. Yatırımcının kendini anlattığı bir internet sayfası yok, ama BARTIN halkının var, çok güzel, internet sayfası henüz baslangıç aşamasında ancak ilerleyen günlerde cok daha iyi olacak eminim. Ortada yanlış işler var, bunları gelecek nesillere birakmadan şimdiden çözmek zorundayız
Yalova’daki 100 MWe ithal kömür santrali için yatırımcının ve yerel halkın ayrı ayrı tanıtım internet sayfaları var, yatırımci yerli halkı, çevredeki eğitimli emeklileri ikna edecek, güven tazeleyecek, eski yanlışlarını tekrarlamayacak, külü tutacek, filtreleri en iyi şekilde çalıştıracak, derin deniz deşarjını düzgün yapacak, bütün bu işler için yerli mühendisliği sonuna kadar kullanacak. Biz mühendisler bu yurdun insanlarıyız, yabancı firmaların yaptığı gibi işi bitirip kaçmak bizde yok,
Gerze’de olduğu gibi “Biz en iyi termik santrali yapacagiz, zaten yapmaz isek devlet kontrol eder ve santrali kapatır” demek yanlış bir ifadedir, çevre konusu sadece kamu kurumlarına, Çevre bakanlığına bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. Çevreye ne kadar zarar verdiği herkesce bilinen, Afsin-Elbistan-A, Yatağan santralleri örnekleri varken bunları söyleyebilmek, yurt gerçeklerinden uzak olmak, akademik izole kulede yaşamak anlamındadır.
Yerel Sivil toplum örgütlerinin, TMMOB, EMO, MMO’nun düzenleyici, denetleyici ve yönlendirici olarak mutlaka devrede olmaları şarttır.
Afsin Elbistan -A unitesinde filtreler devrede olmadan çalışmak anlaşılır değildir. Durumu anlatacak, söyleyecek söz bulamıyorum. ETKB, EPDK, Cevre, DPT, Hazine bu durumu önlemek için yıllardır birşey yapmıyor. 280 milyon Euro uygun krediyi kullanamadan iade etmek hiç anlaşılır değildir, bu yapilanlar anlama sınırları ötesindedir. Afsin Elbistan-B santralinde kül barajı hala yoktur, kül tutulmakta ancak yanda stoklanmaktadır, rüzgar esince ortalık kül içinde kalmaktadır. Bu yatırımın da bitirilmemesi anlamanın ötesinde bir büyük hatadır.
Rehabilitasyonları yapılmamış, amili- mutehassıs usuluyle cok pahalıya yabancılara ihale edilerek yapılmış termik santrallerin varlığı ayrı bir hatadır, 10 senedir rehabilitasyon ihalesi yapılamamış eski kullanılmaz halde termik santraller vardır, kamu bu işleri çabuk ve düzgün ihale etmek zorundadır.
Termik santrallere karşı olmak “Cocuk hastalıkları olmasın”- diyerek “çocuk yapmayalım”- çözümünü söylemek gibi absürt birşeydir.
Daha çok elektrik üretimi maddi gelişmişlik için şart, bunlara kafa yormak sadece biz mühendislerin işi değil,
Ayrıca toplum için sosyal, zihinsel, entellektüel, kültürel gelişmişlik lazım ve bunlar zaten herkezin işi.
En derin saygilarimla
Haluk Direskeneli
ODTU ME’1973, MMO Ankara 6606